Peygamberdeveleri!


Ben dostlarımı sıkı seçerim!

Çürükleri sıkar, suyunu çıkarır ve eleğin gözünden öyle geçiririm!
Siz rakip takımdan birini sevebilir misiniz?
Onunla gerçekten dost arkadaş olabilir misiniz?
Onunla, kendi futbol takımlarınızın maçını, birbirinizle kavga etmeden seyredebilir misiniz?
Ya, rakip partiden birini sevebilir misiniz? Seçimin dönemsel bir memleket hizmeti, bayrak yarışı olduğunu düşünerek, karşılıklı küfür etmeden, birbirinizle tatlı bir yarış içinde olduğunuzu kabul edebilir misiniz? Lazı, Çerkezi, Kürdü, Arnavutu, Arabı, Alevisi, Rumu, Ermenisi vs ırkçılık gözetmeden; Türkiye topraklarında yaşayan, kendine buraları vatan bellemiş tüm bu insanları sevebilir misiniz?
Aynı masada oturup çay kahve içip sohbet edebilir misiniz?
İster tavla da yenilmiş olsun, ister futbol maçın da! Ya da seçimler de, ister kaybetmiş olsun ister kazanmış!
Siz bu arkadaşınızı teselli veya tebrik edebilir misiniz?
Sizden olmadığı halde, sırf insan olduğu için birini sevebilir onun güzelliklerini görebilir misiniz, gözünüz kin bürümeden?
Bu ülkede tek düze beyinlerin olmadığını, yetmiş iki buçuk milletin olduğunu ve her bir milleti kendi değerlerine sahip çıkmasının temel hak ve hürriyetleri olduğunu ve hepsinin Türkiye Cumhuriyeti altında yaşadıkları sürece, sadece Türk vatandaşı olduklarını bilir ve kabul eder misiniz?
Evet’ mi?
Öyleyse gelin yanıma…

&&&


Futbol maçı için adam döven
Parti için adam öldüren
Karşı kıyı da diye söven
Aynı düşünmüyor diye hiddetlenen
Yok, Osmanlı’sın yok Türk’sün diyen
Kendi annesinin kim olduğunu bilmeden
Başkalarının annesini eleştiren!
Irkçılık yapanlar
Memleketi bölmeye çalışanlar
“Hayır”cıları yoldaş, “Evet”çileri düşman belleyenler
Veya “Evet”çileri yandaş, Hayır’cıları düşman belleyenler
Kendilerini “Aydın” kendinden olmayanları hakir görenler
%58 si çok partili %42 yi tek parti görüp yağdanlık olan deve kuşları
Seçimlerin göreceli olduğunu, bugün birinin yarın ötekinin; sırasıyla ekip çalışmasıyla olduğunu ve en önemlisi halkın düşüncesine ipotek konulmayacağını bilmeyenler…
Yenildikçe zafer çığlıkları atan abüdik gubidik, küçük adamlar…
Sırf kendisinden olmadığını düşündüğü için komşusunu, iş arkadaşını vs. Mehmet’çiğe kurşun sıkan kalleş teröristler ve bebek katilleri ile bir tutan, ağız dolusu küfreden gerzekler…
İnsanlar arasında fitne ve fesatlık için uğraşan bir çuval sakalla, mürit peşinde koşan, çakma Şıh’lar...
kendini “Aydın” gören ve kazanan rakip partiye oy verenleri bu çakma Şıh ve mürit benzetmesiyle... tüm eski partilerin zulmünden kaçmış arayış içinde ki bu insanlara... hakaret eden beyinsiz züppeler.
Allah’a, peygambere ve dinimize karşı çıkanlar
Hem HZ. Muhammed Mustafa, hem Mustafa Kemal paşa ile olmaz diyenler!
Atasını, Atatürk gerçeğini inkâr edenler
Örf ve adetlerini hiçe sayıp fakir fukara ile alay eden reziller.
Halkımızın; “Denize düşen yılana sarılır” misali, her kararına karşı çıkan, fakat halk için çözüm üretmeyen elini taşın altına sokmayan çokbilmiş “Aydın” ulema!
İnsanların “dönemsel” verdikleri oy’un rengini beğenmeyen
Kendi fikirlerinden olmadıkları için karşısındakine ağız dolusu küfreden üçüncü cinsler…
Kimseye eyvallah etmeyen, kimsenin değerlerine saygı göstermeyen bencil yaratıklar…


(Küçücük bir sıkıntınız olsa, karnınız ağırsa veya dişiniz…
Medet umarsınız ondan ki, her kim olursa olsun…
Değerli ya da değersiz!)


Hadi vasiyet edin ölmeden ya da sağlığınız da; haykırın, açıklayın kriterlerinizi…
En az şu şu okulu bitirmiş olmalı, çember sakallı badem bıyıklı olmamalı deyin…
Veya uzun bıyıklı kurt başlı veya pis bıyıklı uzun saçlı, ne bileyim işte; benim için fark etmez de, siz söyleyin isteklerinizi ona göre “halk” tahsis edilsin klonlansın keyfinize!
“Benden olmayan gelmesin” deyin sayfama, yazıma, yanıma,
Ne işime, ne aşıma, ne hastalığıma, ne ölümüme...


Açıkçası “Köpek gibi gebermek istiyorum tek başıma” insan olmak dokunuyor deyin kanıma!
Kan emici vampirler, sapık düşünceleriniz ile tek düze aynı paraleldeki beyinciklerinizin ürettikleri
Kin nefret ve kötülükten başka bir şey değil.
Siz ağız dolusu küfrederken benim, bizim değerlerimize…
Biz düzmez miyiz size bol bol methiye; yok mu bizim ağzımız, yok mu, bizim sizin için bir fikrimiz?
Hemi de başkasının ağzından değil Bey abi, Hanım abla; ilk ağızdan hadi buyurun afiyet olsun!
Nasılsa dokunmaz asillik olmayan kanınıza...
Rahat batıyor değil mi? Oturdukça kçınıza…

&&&


Ulan ikiyüzlü sahtekârlar, sapık ruhlu şeytanlar, münafıklar…
Alayınızın burnuna halka, kulağına küpe, kçınızdan dürtmek için kızgın demirden mızrak yapmazsam namerdim.
Yuh size…
Kıvır kıvır, kıvırcıksınız oğlum siz!
Dün yazdığınızı bugün silerek veya kitle psikolojisine uygun hale getirerek, konuşmam dediğinizle konuşarak, yazmam dediğinizi yazarak, tribünlerden, kansız vampirlerden, soysuz pzvenklerden, donsuz gezen fahişelerden medet umarak; kimsesiz sandığınız, hakir gördüğünüz, dürüst insanlarla dalga geçmek nedir göstereceğim size!

Türk insanının örf ve âdetleri bellidir. Memleketimizi parçalamak isteyen gâvur tohumlarına, savaşçı bir kimliğe sahip olamamış, devşirme saray oğlanlarına mı özendiniz?
Adam olan adam, ne memleketini, ne dinini, ne arkadaşını menfaati ve egosu için satmaz.
Kendi menfaatlerini, Ülke menfaatlerinden önce tutmaz! Aç gezen açıkta gezen, sizin gibi tuzu kuru olmayan, denize düşmüş yılana sarılan insanlarla dalga geçmez!


İşinize geldiğinde taşralı, işinize geldiğinde Vip üyeleri...
Adam olun adam, hey gidinin Peygamberdeveleri!

Resim:wikipedia.org